31 Mart 2008

Empati yoktur varsa da yok edilmelidir!

Herkes bir başkasını anlamanın ne kadar zor olduğundan bahsediyor ama aynı herkes empatinin ne kadar faydalı olduğundan bahsetmekten de çekinmiyor. Dahası bu ikisinin bir aradalığı bir çelişki bile değil onlara göre.

Ben birini anlamanın imkansız olduğunu düşünmemekle beraber empati yapmanın da gereksiz olduğu kanaatindeyim. Bu noktaya gelmek için fazla çaba da harcamadım: Ben ortalama bir insan olarak belli şeyleri yapabiliyorsam diğer insanlar da yapabilir. Temel düşüncem bu idi –hala da bu- ve bunun üzerine empatinin gereksizliğini de ekleyerek tam bi ortodoks oldum, iyi oldum; sıkıntı da duymuyorum.

Zaten NLP imiş, “şu kadar günde zengin ol” imiş, efendime söyleyeyim “güç aslında
senin içinde” teraneleriymiş; bu tür şeylerden genel olarak hoşlanmıyorum. Her şeyin bu kadar mekanikleştirilmeye çalışılması bana hayli uzak düşen bir yaklaşım. Empatiyi de bu kapsamda değerlendiriyorum. Biz öyle insanlar olmuşuz ki eğer bu metod olmazsa birbirimizi gırtlaklayacak haldeyiz. Birbirimizi gırtlaklayacak halde olduğumuz konusunda bunu söyleyenlerle hemfikirim, zaten itiraz etsem de dünya hali ortada. E bu empati yaparak çözülür mü? Kesin cevabım var, o da hayır. Ayrıca yukarıda değindiğim gibi ortalama zeka, ortalama birikim, ortalama kültür sahibi ben Kürtlere nefret duymuyor, Alevilere yan gözle bakmıyor, Ermenilere kin beslemiyor, Yunanlıların tarihi düşmanımız olduğunu düşünmüyor, dindar insanlar salak yahut dinsizler münafık demiyor, diğer insanlar için kötülük düşünmüyor, düşündüğüm zaman da bunu icraata dökmüyor isem diğer insanlar da bunu yapabilir. (Hoşgörülü olduğumu sanmayınız; o kavramdan tiksiniyorum.)

Zaten burada sorun yetememek/yapamamak değil; yapmamak/tercih etmemek. Ben de empati kurmamayı tercih ediyorum. Yanında çalışan insana bağıran bir patron için “kim bilir ne sıkıntısı vardır” diye düşünmek, sevgilisine tokat atan adamı buna iten motivasyonla yakınlık kurmak, işini kolay yahut hızlı halledebilmek için sıra bekleyen diğer insanları görmezden gelen birini “acelesi vardır belki” diye anlamaya çalışmak, sevgilisini kıskanıp dünyayı ona ve çevresindekilere zindan eden kişileri “çok seviyor” bahanesiyle kabul etmek, otobüsü hızlı kullanarak canımı tehlikeye atan şoför için “ ne yapsın tüm gün sıkılıyordur” diye düşünmek istemiyorum. Evet bunları kesinlikle istemiyorum. Empati kavramını hayatımdan çıkarıyorum ve bu sayede zihin yükümü biraz azaltacağımı umuyorum, buna kuvvetle inanıyorum.

Naçizane tavsiyem de şudur:
Empati kurmayın, hoşgörüyü bi daha düşünün ve uzlaşmayın!